Reklamı kapat

Reklamı kapat
Kıbrıs Web Haber

Facebook’da verilerin korunması için neler yapılabilir?

On milyonlarca sosyal medya kullanıcısının kişisel bilgilerinin haraç mezat satışa sunulduğu bu dijital çağda, insanlar manipüle edilebilir veri kaynaklarına dönüştü. Meğer reklam için hedef kitle seçmede sözde işe yaradığı savunulan kişisel veriler, seçmen davranışlarını etkilemek için de kullanılıyormuş! Peki onlar ne yapıyor, biz ne yapacağız? Komünist Manifesto’nun o meşhur sloganı, bugüne pekâlâ “Bütün ülkelerin internet kullanıcıları, birleşin!” diye uyarlanabilir. Verilerimizden başka  kaybedecek […]

Facebook’da verilerin korunması için neler yapılabilir?
25 Mart 2018 - 19:26 'de eklendi.


On milyonlarca sosyal medya kullanıcısının kişisel bilgilerinin haraç mezat satışa sunulduğu bu dijital çağda, insanlar manipüle edilebilir veri kaynaklarına dönüştü. Meğer reklam için hedef kitle seçmede sözde işe yaradığı savunulan kişisel veriler, seçmen davranışlarını etkilemek için de kullanılıyormuş! Peki onlar ne yapıyor, biz ne yapacağız?


Komünist Manifesto’nun o meşhur sloganı, bugüne pekâlâ “Bütün ülkelerin internet kullanıcıları, birleşin!” diye uyarlanabilir. Verilerimizden başka  kaybedecek neyimiz kaldı! Biliyorsunuz; ABD Başkanı Donald Trump’ın 2016 seçim kampanyasına danışmanlık yapan İngiliz veri işleme şirketi Cambridge Analytica’nın (CA) 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerini izinsiz şekilde topladığı ortaya çıktı. Skandal, İngiliz TV kanalı Channel 4 ile Guardian ve New York Times gazetelerinin geçen haftaki haberleriyle duyuldu. Facebook’tan 2014’te alınan 50 milyon insanın kişisel verilerinin usulsüz biçimde nasıl
kullanıldığını itiraf eden, CA’dan 2014’te ayrılan veri analisti Christopher Wylie’ydi. Skandalın ortaya çıkmasının ardından dünyanın dört bir yanında #deletefacebook (Facebook’u sil) kampanyası başladı. Peki bunca kullanıcının verileri nasıl işlendi, hangi seçmene hangi mesajın verileceği nasıl belirlendi? HT Pazar’dan İdris Altun’un haberi…

‘VERİLERİ TOPLUYOR, ANLIYOR, SINIFLANDIRIYORUZ’
Hafta başında, Channel 4 kanalında CA’nın skandalın patlamasının ardından görevden alınan CEO’su Alexander Nix’in Trump’ın kampanyasında etkin bir rol oynadıklarını itiraf eden görüntüleri yayınlandı. Nix, “Önce insanların kim olduğu, neleri sevdiği, hangi siyasi düşünceyi desteklediğini gösteren verileri topluyoruz. Ardından bu verilerin ne demek olduğunu, kullanıcının hangi mesaja daha etkili cevap vereceğini tespit ediyoruz. Sonra bu kişileri sınıflandırıyor, davranışlarını değiştirecek seçim mesajları gönderiyoruz” diyor. Mesela Facebook’ta her ‘beğen’, size dair bir şeyler anlatıyor. Yaklaşık 70 beğeniyle seçmen davranışınızı yüzde 80 civarında tahmin edebiliyorlar.

İşin daha kötüsüyse şu: Bu yöntemi herkes uygulayabilir! Zira hemen hemen tüm sosyal medya mecraları, size özel bilgileri topluyor ve satabiliyor. Beğendiğiniz her resim, gittiğiniz her mekân, paylaştığınız her fotoğraf sizin değerinizi veri borsasında biraz daha artırıyor. “Tüm bunlarda benim rızam yok” deseniz de nafile, bir sosyal medya kanalına kayıt olduğunuz anda tüm bilgilerinizin başka bir yerde saklanacağını da kabul etmiş oluyorsunuz.

SOSYAL MEDYADA SAKLANAMAZSINIZ
“Peki sosyal medyayı kişisel verilerimi paylaşmadan kullanamaz mıyım?” Maalesef bu pek mümkün değil. Bir sosyal medya firması size ücretsiz hizmet veriyorsa, orada değer aslında sizsiniz. Örneğin Facebook’a kayıt olduğunuzda sizden doğum tarihiniz, yaşınız, mesleğiniz ve telefon numaranız gibi bilgiler isteniyor. Bir yabancıya hayatta vermeyeceğiniz bilgileri Facebook’a ve benzeri mecralara tek seferde döküyorsunuz. Bu bilgileri güvenlik ayarlarınızı değiştirerek diğer kullanıcılardan saklayabilirsiniz. Ancak mahrem bilgilerinizi kayıt olduğunuz sitenin sahibinden asla gizleyemezsiniz. Yani aslında saklanamazsınız. Hal böyleyken geriye pek seçenek kalmıyor; ya kaderinize razı olacaksınız ya da sosyal medyayı hayatınızdan çıkaracaksınız…

Peki bir ara formül yok mu? Var, ama sabır ve emek istiyor! Bir kere sizden özel bilgilerinizi, durumunuzu güncellemenizi isteyen mecraların kayıt sözleşmelerini muhakkak dikkatlice okuyun. Mesela verilerinizin üçüncü kişilerle paylaşılabileceği ibaresinin Türkçe’si, “verilerinizi satabiliriz”… Öte yandan siyasi eğiliminizi ayan beyan ortaya döken paylaşımlarda bulunmayın; CA gibi şirketler için verilerinizin kıymetini artırırsınız. Düşüncelerinizi elbette özgürce paylaşabilirsiniz ama mesela bir videonun altına siyasi kimliğinizi belli eden yorumlar yapmanız, sizi çok değerli bir veriye ve manipüle edilebilir seçmenlere dönüştürüyor.

HANGİ BİLGİLERİNİZE ULAŞIYORLAR?
Kişisel bilgiler: Yaş, meslek, okul, memleket, aile durumu.
Siyasi görüş: Facebook’ta yaptığınız her yorum, kullandığınız her kelime hangi siyasi düşünceye mensup olduğunuza dair büyük ipuçları verebilir. Son skandalla anlaşıldı ki veri analistleri sizi #Liberal, #Muhafazakâr, #Dindar, #Milliyetçi gibi etiketler altında toplayabiliyor.
Alışveriş davranışları: Tarzınız klasik mi, spor mu? En sevdiğiniz marka hangisi? Bu soruların cevabını beğendiğiniz sayfalarla veriyorsunuz. Psikolojik durum: Yaptığınız her durum güncellemesi sizi ele veriyor. Depresyondaysanız veya hayatınızda bir şeyler iyi gitmiyorsa, tüm bunlar yaptığınız paylaşımlar yoluyla veri olarak saklanıyor.
Konum bilgileri: Hangi aralıklarla nerelere seyahat ediyorsunuz, hangi mekânda çay içiyorsunuz, hepsi izleniyor. Yaptığınız her “check-in” ile Facebook’un sizi ailenizden daha çok tanımasına izin veriyorsunuz.

NE YAPABİLİRSİNİZ?
✓ Verilerinizin üçüncü kişilerle paylaşılabileceği ibaresi olan sosyal medya sitelerinden uzak durun.
✓ Siyasi eğiliminizi ayan beyan ortaya döken paylaşımlar yapmayın.
✓ Hangi bilgilerinize ulaşacaklarını öğrenmeden uygulama indirmeyin.
✓ Gizlilik ayarlarınızı tekrar kontrol ederek ulaşılmasına izin verdiğiniz bilgileri kapatın.
✓ Reklam engelleyici kullanın.

SKANDALIN 25 YILLIK GEÇMİŞİ
1993: Strategic Commuication Laboratories (SCL) İngiltere’de kuruldu. Siyasi partiler için çalışan bir PR ajansı olarak Endonezya, Tayland, Kenya ve diğer birçok ülkede faaliyet gösterdi. Şirket, yalan haber yayma ve propaganda aracı olmakla suçlandı.

2013: 20 yıl boyunca alanında uzmanlaşan SCL, ABD’deki ırkçı haber sitesi Breitbart’ın sahibi Steve Bannon’un dikkatini çekti. Sonradan Trump’ın danışmanlığını yapacak Bannon, Cumhuriyetçi yatırımcı Robert Mercer’a SCL’ye yatırım yapmasını tavsiye etti. Mercer 15 milyon dolarlık yatırımla SCL’yi ABD pazarına soktu. SCL bünyesinde Cambridge Analytica doğdu. Christopher Wylie’ye göre Cambridge Analytica’ya adını Steve Bannon verdi.

2015: CA’nın ilk işi ABD’deki Cumhuriyetçilerin başkan aday adayı Ted Cruz’un seçim kampanyasını yürütmek oldu. Cambridge Analytica, Ted Cruz’un kampanyasını devam ettirirken, Facebook uygulama geliştiricisi Aleksandr Kogan’la anlaştı ve 50 milyon Facebook kullanıcı verisini yaklaşık 1 milyon dolara satın aldı. Aynı yıl Guardian, Cambridge Analytica’nın milyonlarca Facebook kullanıcı verisini izinsiz elde ederek Ted Cruz için kullandığını yazdı, büyük gündem olmadı.

2016: Trump Cumhuriyetçilerin başkan adayı oldu. Steve Bannon, Trump’ın seçim ekibine katılarak Cambridge Analytica’yı Trump’a tanıttı. 23 Haziran 2016’da Trump’ın seçim kampanyasını yürütecek ekibin Cambridge Analytica olacağı açıklandı. Trump, seçimi kazandı.

2018: Cambridge Analytica eski çalışanı, veri analisti Christopher Wylie, milyonlarca dolara satın aldıkları 50 milyon Facebook kullanıcı verisi sayesinde Trump’ın seçilmesine önayak olduklarını söyledi. Cambridge Analytica, usulsüzlük iddialarını reddetti.

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER