DOLAR 32,5041 0.68%
EURO 34,9048 -0.05%
ALTIN 2.406,110,65
BITCOIN 2173221-1.36185%
Lefkoşa
°

03:24

SABAHA KALAN SÜRE


istanbul manzara

istanbul manzara
Kıbrıs’ta Keşfedilmesi Gereken Yerlerin Başında Gelen Osmanlı ve Türk Mutfağı Matbahı-ı  Amire’nin Sahibi Gökhan Aslan’la Çok Özel Röportaj
  • Kibris Web Haber
  • KIBRIS
  • Kıbrıs’ta Keşfedilmesi Gereken Yerlerin Başında Gelen Osmanlı ve Türk Mutfağı Matbahı-ı Amire’nin Sahibi Gökhan Aslan’la Çok Özel Röportaj

Kıbrıs’ta Keşfedilmesi Gereken Yerlerin Başında Gelen Osmanlı ve Türk Mutfağı Matbahı-ı Amire’nin Sahibi Gökhan Aslan’la Çok Özel Röportaj

ABONE OL
8 Ekim 2017 17:43
Kıbrıs’ta Keşfedilmesi Gereken Yerlerin Başında Gelen Osmanlı ve Türk Mutfağı Matbahı-ı  Amire’nin Sahibi Gökhan Aslan’la Çok Özel Röportaj
0

BEĞENDİM

ABONE OL

  KG: Bizi misafir ettiğiniz için Kıbrıs Gerçek olarak size öncelikle teşekkür ederiz.

Sizi tanıyabilirmiyiz?

GA: İsmim Gökhan Aslan, 1976 Ankara doğumluyum.

Okul hayatını Ankara’da tamamladıktan sonra 1995 yılında resmi bir kurum tarafından Kıbrıs’a tayin edildim. Kısa bir dönemin ardından 1996 yılında tekrar Ankara’ya dönüp çalıştıktan sonra 2003 yılında, Kıbrıs’a ilk gelişimde tanıştığım Mazhar choudhry abimiz ile birlikte China Bazaar’ı açtık.

12-13 Yıl ortaklıktan sonra 2015 yılında China Bazaar’da ki ortaklığımız son buldu. Hali hazırda devam eden ithalat sektöründe ki şirketim ile iş hayatıma devam ederken sektörde ki açıkları görerek bir ortağım ile birlikte yeme içme sektörüne atıldım.

 

  1. KG: China Bazaar, Kıbrıs’a mal olmuş, yine farklı bir sektörde ki açığı gideren bir yatırım olmuş.

Peki Yiyecek-içecek sektöründe Matbah-ı Amire’den önce ki yatırımınızı öğrenebilir miyiz?

 

GA: Şirketimizin ilk projesi Kıbrıs’ın ilk ve en başarılı AVM projelerinden olan City Mall Mağusa içerisinde ki Mardo oldu.

Yerel firmalarımız arasında lezzet anlamında en başarılı markalardan olan Mardo’nun en elit, en özel yiyecek hizmeti de veren konseptini Mağusa’lı kardeşlerimiz ile buluşturduk.

 

  1. KG: Yine Kıbrıs’a mal olan firmalardan biri olan Mardo ile güzel bir işbirliği.

Şu an içinde bulunduğumuz, Lefkoşa, Dereboyu bölgesinde ki Matbah-ı Amire fikri ne zaman doğdu? Ve  misyonunuz nedir?

 

City Mall Mardo açıldıktan sonra yatırım ve araştırmalarımıza devam ettiğimiz sırada, Osmanlı ve mirasçısı Türk mutfağını en iyi şekilde vatandaşlarımıza tanıtmak, hatırlatmak ve sevdirmek amacı ile Matbah-ı Amire’yi açtık. Kıbrıs adasında 1571 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu Kıbrıs adasında var olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu Mezopotamya’dan doğup, Dünya’nın 7 kıtasına gelenek, görenek ve adetlerini taşımıştır. Ecdat yadigârı, tüm halklar tarafından saygı ile kabul edilen Osmanlı Mutfağını Kıbrıs’ta ki soydaşlarımız ile yaşatmak şu an için en önemli hedefimiz. İlk aşamada ticari bir kazançtan öte ilk amacımız bu. Biz, kültürümüzü, özümüzü yaşatabilmek için yola çıktık. Kıbrıs’ta bizim konseptimizde başka bir mekan yok.

 

  1. KG: Matbah-ı Amire zor bir isim. Anlamı nedir?

GA: Matbah-ı Amire, Osmanlı saraylarında bulunan ve Padişah ile ailesine yemek hazırlayan mutfaklara verilen isimdir. İlk defa Fatih Sultan Mehmet döneminde Topkapı sarayında açılmış ve daha sonra bu gelenek devam etmiştir. Osmanlı’da yemekler tüm saray sakinleri için farklı mutfaklarda hazırlanırdı. Osmanlı İmparatorluğu’nda 1500-2000 mutfak görevlisinin saraylarda bulunduğu bilinir. Padişah ve ailesinin yemekleri ise, zehirlenme riskine karşı, en güvendiği aşçıları ile Matbah adı verilen mutfaklarda hazırlanırdı.

 

 

  1. KG: Merak eden okurlarımız için konseptinizden biraz bahseder misiniz?

Haftanın bazı günlerinde Tasavvuf Musikisi, Canlı Kanun ve Ney eşliğinde Hz. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli şiirlerinin okunduğu, söyleşilerin yapıldığı bazı programlar gerçekleştirdik.

Konseptimize tamamen Osmanlı ve mirasçısı Türk Mutfağı hâkim.

Özel bir isim ve anlam taşıdığı için ismimize yakışan bir konseptte sunum ve yemekler ile hizmet etmemiz gerekiyordu.

Menümüzde herhangi bir fast food ürün yok. Misafirlerimize tamamı ile et ve sebzelerden oluşan yemekler hazırlıyoruz.

Osmanlı döneminde tatlılar Helvahane adı verilen mutfaklarda yapılır, yemek sonrası tatlısız hiçbir sofra olmazmış. Osmanlı Mutfağında çok önemli bir yer tutan geleneksel tatlılarımız ile de ön plana çıkmayı hedefliyoruz.  Dönemsel olarak farklı seçenekler mevcut olmak ile birlikte benim favorilerim olan Ayva Tatlısı, Kabak Tatlısı, Helva-i Hakkanı, Muhallebili Kadayıf, Sütlaç gibi lezzetlerimize çok güveniyoruz.

Ayrıca eski reçetelere sadık kalarak mevsime uygun meyveler, baharatlar ile şeker yerine bal kullanarak hazırladığımız Şerbetlerimiz de denemeleri için tüm misafirlerimizi bekliyor. Çocuklarımıza gazlı, zararlı içeceklerden içirmek yerine, doğal çiçekler ve baharatlarla şeker kullanılmadan bal ile yapılan faydalı güvenle içirebileceğiniz Şerbetlerimizi şişeleyip satmak planlarımız arasında.

Menümüzde ki tüm yiyecekler mevsimlerine uygun malzemeler ile hazırlanmaktadır. Bunda dolayı sezonluk olarak menümüzde ki yemekler değişkenlik gösterebilir.

Mutfağımızda asit düzenleyici, kıvam artırıcı, tatlandırıcı kesinlikle kullanılmamaktadır. Yemekleri kendi yağı ve suyu ile pişiriyoruz. Daha önce bahsettiğim gibi, Fast Food olarak nitelendirebileceğimiz hiçbir şey mutfağımızdan çıkmamaktadır.

Kıbrıs’a gelen padişahların burada ne yemekler pişirdiği, Kıbrıs’a özgü neler ürettiğini de araştırıyoruz. Hatta Molehiya gibi Kıbrıs ile özdeşleşen yemekleri de mutfağımıza koymak planlarımız arasında. Yenilikleri her zaman araştırıyoruz.

 

 

  1. KG: Kıbrıs’ta ki yemek kültürü hakkında ne düşünüyorsunuz? Gözlemlerimize göre Kıbrıs’ta ki tüketici fast food yemekleri seviyor.

Son yıllarda ülkemizde görülen bağırsak ve mide kanserlerinin büyük bir bölümü dengesiz ve sağlıksız beslenmeden dolayı yaşanmaktadır. Bu kadar küçük bir nüfusa oranla yüksek bir hastalık seviyesinin olmasının başlıca sebeplerinden biri kültürümüze uygun olmayan sağlıksız bir yemek anlayışı ile yaşamamız. Örnek vermek gerekirse adanın geneline hâkim olan kebap kültürü aslında Osmanlı, Türk mutfaklarına Arap mutfağından geçmiş, bizim geleneklerimizde olmayan bir yemek kültürüdür.

Aslına bakmak gerekirse, Türkiye’de yeni yapılan bir araştırmaya göre, ülkenin en çok yaşayan insanları Akdeniz ve Ege’ye bağlı ilçelerden çıkmaktadır. Bunun ana sebeplerinden biri oradaki vatandaşlarımızın beslenme alışkanlıkları olarak görülebilir. Bir Akdeniz ülkesi olmamıza rağmen balık ve zeytinyağlı, otlu yemekler maalesef geniş miktarda mutfak kültürümüzde yer bulamadı.

  1. KG: Sizin mutfağınızdan ne tür yemekler çıkıyor? Fast food olarak nitelendirilebilecek bir şey bulabilirmiyiz menüde?

 

Ticari bir hizmetten öte daha önce de belirttiğim gibi bu kültürü yaşatmak ve ülkemizde bu sektörü geliştirmek amacı ile şu an hizmet vermekteyiz. Bundan dolayı asla menümüzden fast food olarak nitelendirebileceğimiz bir ürün çıkmamaktadır.

Türkiye’de Osmanlı ve Türk mutfağı üzerine çalışan yerlere oranla menümüz çok daha geniş. Daha fazla yiyecek içecek seçeneği var. Fiyatlar ise onlara oranla çok daha düşük. Yani fiyat kalite oranımız çok yüksek.

Türkiye’de Osmanlı ve Türk Mutfağı sektöründe hizmet veren ustalar ile açılıştan önce görüş aldık. Usta isimler ile birlikte çalışarak bu menüleri, konseptimizi oluşturduk. Şu an halen onlar ile fikir birliği içerisinde adımlarımızı atıyoruz.

Dönemlik değişen yemek menülerimiz mevcut. Örnek vermek gerekirse Kavun içerisinde servis edilen Kavun dolması kısa zamanda çok sevilen yemeklerimizden. Yine Darüzziyafe köftesi, Yaprak Kebabı, Kuzu tandır gibi lezzetlerimiz de çok tercih edilenler arasında. Süvari ağızlığı gibi çocuk menülerimiz de mevcut.

Farklı bir ekmek arasında servis edilen Köfte ağırlıklı bu yemek ismini savaşa giden süvarilere hazırlanmasından almaktadır. Şu an biz bunu çocuklarımız için üretiyoruz. Şu anda yaz menüsü uygulamada. Ayrıca belirtmek isterim ki biz güne kahvaltı ile başlıyoruz. Kıbrıs Adası’nın organik balları, yöresel lezzetler ve en kaliteli ürünler ile hazırlanan kahvaltımız ve diğer tüm menülerimizi denemek için tüm misafirlerimizi bekliyoruz.

Bazı yemeklerin tarihsel açıklaması var. Biz bunları menülerimizde de yansıttık.

 

 

  1. İlk olarak bu güzel sohbet için teşekkür ederiz. Kıbrıs Gerçek okuyucularına söylemek istediğiniz başka bir şey varmı Gökhan bey?

 

Konseptimiz güzel. Lefkoşa’nın merkezinde, Dereboyu’nda olmasına rağmen egsoz kokusunu hissettirmeyen arka bahçemiz ve iç mekanımızla tüm menümüze ve konseptimize güveniyoruz.

Bahsettiğim gibi kısa vadede bu kültürü insanlara sevdirmek ve yaygınlaştırmak ana amacımız. Ancak tabii ki büyük bir yatırım yaptık. Bunun karşılığını da doğal olarak almak gerekiyor. Bu yatırımımızı insanların kültürlerine sahip çıkmaları için yaptık. Bu bizim kültürümüz, tarihimiz.

Sahip çıkmak gerekliliğinin bilincinde olan insanlarımızın bu kültüre kayıtsız kalacağını zannetmiyorum. Çok özel bir restaurant oluşturduk. Çok büyük bir cesaret örneği sergileyerek bu sektöre girdik. Tabi ki o da bir sektör saygımız var, ancak bize ait olmayan bir yeme içme kültürü oluşmuş Kıbrıs’ta uzun vade de tercih edilen bir mekan olacağımızı düşünüyorum. Kısa vadede misyonumuzu gerçekleştirmek ana hedefimiz olsa da elbet bizim de ileride ticari bakmamız gerekiyor. Son olarak Herkesi Matbah-ı Amire’ye bizimle tanışmaya davet ederken Kıbrıs Gerçek ailesine bu röpörtaj için teşekkür ediyorum.

 

 

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.